Daha önce hiç uyurken düşüyormuş gibi hissettiniz mi?
İnsanların yaklaşık %60-70’i hayatlarının en az bir döneminde bu deneyimi yaşamıştır. Peki bu gerçekten inanıldığı gibi ruhun bedenden ayrılması mıdır, yoksa aslında tamamen fizyolojik bir durum mudur? Gelin hep birlikte bakalım.
HİPNİK SIÇRAMA (HYPNIC JERK, SLEEP START)
Uykuya dalma; beynimizin uyanıklıktan uykuya geçişi sırasında gerçekleşen fizyolojik bir süreçtir.
Uykuya dalış süreci; uyanıklıktan hipnagogik döneme(uykuya geçiş) ardından NREM (Non-Rapid EyeMovement) uykusunun ilk evresi olan N1’e ilerler. NREM uykusu ise N1, N2 ve N3 olmak üzere üç evreden oluşur.
Peki biz aslında bu düşme hissini ne zaman yaşıyoruz?
İnsan beyni, uyanıklıktan uykuya geçiş sırasında hipnagogikdönem adı verilen birkaç dakikalık bir geçiş süreci yaşar. Uyku için gözler kapatıldığında beynimizin alfa dalga aktivitesi belirginleşir. Hipnagogik dönemde ise alfa dalgaları yavaş yavaş theta dalgalarına dönüşerek beyni uykuya hazırlar.
İşte tam bu sırada bazen farkında olduğumuz, bazen ise tamamen fark etmediğimiz bazı fizyolojik olaylar ortaya çıkabilir. Bunlar arasında;
Hipnik sıçrama ya da halk arasında bilinen adıyla uykudan düşme hissi, hipnagogik dönemde ve çoğunlukla NREM uykusunun ilk evresi olan N1’in başlangıcında görülen, ani ve non–ritmik miyoklonik istemsiz kas kasılmalarıyla karakterize fizyolojik bir olaydır.
Hipnik sıçramanın kesin mekanizması tam olarak aydınlatılamamıştır. En çok kabul edilen hipotezlerden biri şudur:
Beyin, uykuya geçiş sırasında yaşadığı sinirsel yavaşlamaya bağlı kas tonusundaki ani azalmayı yanlışlıkla düşme olarak algılar. Buna karşılık koruyucu bir refleks olarak kaslara hızlı sinir uyarıları gönderir. Sonuç olarak ani bir kas kasılması meydana gelir ve kişi çoğu zaman irkilerek uyanır ya da farkında olmadan uykuya devam eder.
Her ne kadar sağlıklı bireylerde fizyolojik bir olay olarak gerçekleşse de artan hipnik sıçramalarla azalan uyku kalitesi veya artan gece uykusuzlukları altta yatan hastalığın değerlendirilmesini gerektirebilir.
Hipnik sıçramayı arttıran faktörler nelerdir?
Hipnik sıçrama toplumda epilepsi krizleri gibi bazı nörolojik hastalıklarla ilişkilendirilip kişiyi ve çevresindeki insanları tedirgin edebilir. Hipnik sıçrama ne zaman fizyolojik bir durumdan çıkıp bizi bir sağlık profesyoneline başvurmayı gerektirebilir?
Hipnik sıçrama, yüzyıllardır farklı kültürlerde dini inanışlar ve mitolojik hikâyelerle açıklanmaya çalışılmış olsa da, bugün biliyoruz ki bu durum beynimizin uykuya geçiş sürecinde ortaya çıkan tamamen fizyolojik bir olaydır.
Günlük hayatımızda bizi şaşırtan, düşündüren ve anlam veremediğimiz pek çok deneyimin arkasında bilimsel açıklamalar yatıyor. Bilim, çoğu zaman gizem gibi görünen olayların perde arkasını aydınlatıyor.
Günlük yaşamda sıkça karşılaştığımız, hepimizin en az bir kez merak ettiği diğer ilginç fizyolojik olayların bilimsel açıklamalarında yeniden görüşmek üzere…