Skip to content

menu Sign Up Blog Courses Presentations Courses Presentations Blog

ChatGPT Tıp Fakültesinde Sınıfı Geçer miydi?

Nihal Neşe Özgül 13/06/2026

Yapay zekâ artık sadece teknoloji dünyasının değil, bizim ders çalışma masamızın da bir parçası. Tıp fakültesinde konu tekrarı yaparken, zor mekanizmaları anlamaya çalışırken, vaka soruları çözerken ya da sınav döneminde çalışma planı oluştururken ChatGPT, Gemini, NotebookLM gibi araçlara giderek daha sık başvuruyoruz.

Ben de özellikle sınav dönemlerinde yapay zekâdan destek alanlardan biriyim. En çok “Bu konuyu akılda kalıcı şekilde anlatır mısın?” ya da “Bir çocuğa anlatır gibi açıklar mısın?” şeklinde kullanıyorum. Çünkü tıp fakültesinde bilgi yalnızca fazla değil; bazen çok dağınık, birbirine benzer ve hatırlaması zor hale gelebiliyor. Böyle zamanlarda yapay zekâ, konuyu daha anlaşılır ve düzenli bir hale getirmeye yardımcı olabiliyor.

Ama asıl soru şu:

  ChatGPT gerçekten tıp eğitiminde güvenilir bir yardımcı olabilir mi?

Bu soruya “evet” ya da “hayır” diye cevap vermek kolay değil. Çünkü yapay zekâ doğru kullanıldığında oldukça güçlü bir öğrenme aracı olabilir. Konuları özetleyebilir, zor kavramları sadeleştirebilir, vaka soruları hazırlayabilir, hatta kişiye özel çalışma planları oluşturabilir. Özellikle son dönemde NotebookLM gibi araçların sağladığı sesli özetler, flashcardlar ve quiz özellikleri çalışmayı daha pratik hale getirdi. Notları yükleyip onlardan sesli özet dinleyebilmek ya da kısa tekrar kartları oluşturabilmek, benim için yoğun sınav dönemlerimde gerçekten zaman kazandırıyor. Yolda, yemek hazırlarken, ekrana bakmak istemediğim anlarda ya da son tekrar yaparken bile öğrenmeye devam edebiliyorum.

Gemini’nin öğrencilere yönelik sunduğu dönemsel ücretsiz veya avantajlı erişim fırsatları da bu araçları daha ulaşılabilir hale getiriyor. Bu durum, yapay zekâyı sadece “teknoloji merakı” olmaktan çıkarıp doğrudan öğrencinin günlük çalışma düzeninin bir parçası haline getiriyor.

Fakat burada dikkat etmemiz gereken önemli bir nokta var:
Akıcı cevap, her zaman doğru cevap demek değildir.

ChatGPT çoğu zaman kendinden emin bir dille cevap verir. Bu da bazen bizde “Bu kesin doğrudur” hissi oluşturabilir. Oysa özellikle çıkmış sorular gibi bağlam gerektiren konularda yapay zekâ soruyu yanlış yorumlayabilir veya sorunun asıl ölçmek istediği noktayı kaçırabilir. Bu yüzden yapay zekâyı bir “nihai otorite” olarak değil, bir “çalışma arkadaşı” olarak görmek daha sağlıklı olur.

Gazi Üniversitesi bağlantılı araştırmacılar Yavuz Selim Kıyak ve Emre Emekli’nin 2024 yılında yayımlanan literatür incelemesi [1] de tam olarak bu noktaya dikkat çekiyor. Çalışma, ChatGPT’nin tıp eğitiminde çoktan seçmeli soru üretiminde kullanılabileceğini; ancak bu soruların eğitimsel kalite ve geçerlilik açısından mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. Yani ChatGPT soru yazabilir, ama iyi bir tıp sorusu yazmak yalnızca düzgün cümle kurmaktan ibaret değildir.

Çünkü iyi bir tıp sorusu; ezberimizi değil, klinik akıl yürütmemizi ölçmelidir. Çeldiricileri anlamlı olmalı, doğru kazanımı hedeflemeli ve gerçekten konuyu anlayıp anlamadığımızı gösterebilmelidir. Bu nedenle yapay zekâ tarafından üretilen sorular, özellikle eğitimde veya sınav hazırlığında kullanılacaksa mutlaka insan uzmanlığıyla kontrol edilmelidir.

Yine de yapay zekânın bizim için büyük bir kolaylık sağladığını inkâr etmek zor. Ben kendi adıma yapay zekâ olmasaydı bilgileri araştırmanın, anlamanın ve düzenlemenin benim için çok daha zor olacağını düşünüyorum. Özellikle bahsettiğim gibi konuyu farklı şekillerde anlatabilmesi, vaka soruları oluşturabilmesi, flashcardlarla tekrar yaptırabilmesi ve bilgiyi daha akılda kalıcı hale getirmesi gerçekten değerli.

Buradaki altın kural şu olabilir:

Yapay zekâyı düşünmenin yerine değil, düşünmeyi güçlendirmek için kullanmak.

ChatGPT’ye yalnızca “Bu sorunun cevabı ne?” diye sormak yerine, “Bu soruda hangi bilgi ölçülüyor?”, “Diğer şıklar neden yanlış?”, “Bunu klinik vaka üzerinden açıklar mısın?” veya “Cevabımdaki düşünme hatasını bulur musun?” gibi sorular yönelttiğimizde öğrenme çok daha aktif hale geliyor.

Sonuç olarak, yapay zekâ tıp eğitiminde rakip değil; doğru kullanıldığında güçlü bir yardımcı. Ancak bu yardımcının güvenli ve faydalı olabilmesi için eleştirel düşünme, kaynak kontrolü ve insan uzmanlığı her zaman merkezde kalmalı.

ChatGPT tıp fakültesinde bazı sınavlardan geçebilir mi? Belki. Ama iyi hekimlik yalnızca sınav geçmekten ibaret değil.

Ve tam da bu yüzden yapay zekâ, beyaz önlüğün içindeki insanın yerini bir süre daha alamaz ama o insanın daha iyi öğrenmesine yardımcı olabilir.

Kaynak
1: _Kıyak YS, Emekli E. ChatGPT prompts for generating multiple-choice questions in medical education and evidence on their validity: a literature review. Postgraduate Medical Journal, 2024._

© White Coat Academy 2026. All rights reserved. whitecoat.contact@gmail.com Blogs +90 (552) 099 0992 Küçükçekmece,
İstanbul / Turkey

Sitemap

Presentations Courses

Policies

Privacy Policy Data Privacy

Contact