BİRİLERİ BENİM HAKKIMDA MI KONUŞUYOR?👀
Kulağımız çınladığında etrafımızdaki insanlardan “Birisi senin hakkında konuşuyor” sözünü birçoğumuz duymuşuzdur. Bu şekilde düşünmek bazen eğlenceli olsa da bu çınlamanın sebebini daha önce hiç düşünmüş müydünüz?
Aslında bu kısa süreli çınlamaya yani “Geçici Spontan Tinnitus”a beynimizin sistemi kapatıp açması diyebiliriz.
Tinnitus; uyarı yokluğunda çınlayan, uğuldayan veya tıslayan tekrarlayıcı sesin algılanmasıdır.
İç kulağımızda bulunan silialar ortada hiçbir ses dalgası yokken kendi kendine elektriksel bir aktivite üretir. Yani hücreler beyne durup dururken “Burada bir ses var!” sinyali gönderir.
Beyin de bu ani sinyali yüksek frekanslı bir çınlama olarak algılar.
Ayrıca kulak zarını, malleus, ıncus, stapes kemiklerini koruyan küçük kaslar; gün içindeki ani stres, yorgunluk, kahve/kafein tüketimi, kan basıncındaki anlık değişimlere bağlı olarak anlık bir seğirme yaşayabilir. Bu seğirme de kulak içi basıncını saniyeler içinde değiştirerek çınlamayı tetikler.
Sistem önce kulakta hafif bir dolgunluk hissi veya dış seslerde azalma yapar. Sonrasında çınlama başlar ve sönümlenerek 5-10 saniye içinde tamamen kaybolur.
Yani sistem kendini resetler.
Peki çınlama 5-10 saniye değil de 3 ay, 6 ay ya da daha uzun sürerse ne olur?
Akut tinnitus ani gelişen işitme kaybı gibi ele alınır ve altta yatan sebep tedavi edilerek tinnitusun geçmesi sağlanır.
Kronik tinnitus için ise sadece palyatif tedavi söz konusudur.
Kronik tinnitusu olan kişilerin %20’sinde; huzursuzluk, anksiyete, depresyon, konsantrasyon problemleri gibi ek semptomlar izlenebilir.
Tinnitus ayrıca subjektif ve objektif olarak da ikiye ayrılabilir.
Subjektif tinnitus; çevrede herhangi bir ses kaynağı olmaksızın ses algılanmasıdır, sadece hasta tarafından duyulur ve daha sık görülür.
En sık görülen sebepleri şu şekilde sıralanabilir:
•Multifaktöriyel nedenlerle oluşan işitme kayıpları
•Dış kulak yolu hastalıkları
•Gürültülü ortamlarda bulunma
•Hipertansiyon
…
Objektif tinnitusta duyulan ses ise gerçektir; hastanın kulak yakınındaki baş ve boyun yapılarına steteskop koyarak da duyabiliriz ve tüm tinnitus vakalarının sadece %1-2’sini oluşturur.
Duyulan sesler sıklıkla baş veya boyundaki musküler veya vasküler yapılar tarafından oluşturulur.
Tinnitusun semptom olarak görüldüğü “Vasküler Loop Sendromu” da ilgi çekici bir diğer durum.
Bu sendrom 8. Kafa çiftinin, komşuluğundaki bir kan damarı tarafından sıkıştırılması veya baskıya uğraması durumudur.
Kulak çınlamasına yol açma süreci temelde nörovasküler çatışma (cross-compression) teorisine dayanır:
1. Mekanik kompresyon ve nabız etkisi: İç kulak yoluna giren arterler anatomik varyasyonlar sebebiyle loop yaparak işitme sinirine temas edebilir veya siniri sıkıştırabilir.
2. Demiyezyon (kılıf hasarı): Kronik baskı ve nabız etkisi sinir liflerini koruyan ve elektriksel yalıtımı sağlayan miyelin kılıfının aşınmasına yol açar.
3. Epitaktik İleti: Yalın kalan sinir lifleri arasında elektriksel sızıntılar başlar. Sinir, dışarıdan bir ses uyarısı gelmediği halde beyne sürekli ve düzensiz elektriksel sinyaller göndermeye başlar. İşitme korteksi bu anormal sinyalleri sürekli bir ses yani subjektif tinnitus olarak algılar.
Tedavisinde öncelikle semptomları baskılayan ilaçlar (karbamazepin vb.) veya tinnitus retraining terapi denenir; çok şiddetli vakalarda ise cerrahi müdahale (mikrovasküler dekompresyon) seçeneği de değerlendirilir.
Ne kadar normal ve hayatımızın bir parçasıymış gibi görünse de yaşadığımız kulak çınlamalarının altında patolojik bir sebep yatıyor olabilir. Özellikle uzun süren bir tinnitus varlığında ihmal etmemek gerektiğini unutmayalım.
Günlük hayatımızda yaşadığımız durumlara karşı daha farkındalıklı olduğumuz yeni yazılarımızda buluşmak dileğiyle!